Ergenlik ve Gelişim

Çocukluk ile erişkinlik arasında geçişin yaşandığı çeşitli fizyolojik, psikolojik ve sosyal değişimlerin yaşandığı başlangıç ve bitiş sınırları kesin sınırlarla belirli olmayan, genellikle 10-20 yaşları arasında değişen dönem ergenlik dönemi olarak ifade edilir.
Bu dönemin belirgin özelliği hızlı bir büyüme ve gelişmenin görülmesidir. Büyüme ve gelişme döllenmeden başlayarak ergenlik dönemi sonuna kadar devam eder. Bu zaman boyunca büyüme ve gelişme hiç durmaz. Büyüme en genel tanımıyla vücuttaki boy ve ağırlık artışı gibi ölçülebilen değerleri ifade ederken, gelişme ise vücuttaki yapı ve işleyişlerin olgunlaşması sonucu bazı biyolojik işlevlerin kazanılmasını ifade eder (Akt: Kulaksızoğlu, 2001). Örneğin büyüme boyun 1.50 cm’ den 1.55 cm’ ye geçişini ifade ederken, gelişim bir çocuğun bisiklet binebilmesiyle ilgilidir. Gelişim insanın beden yapısı, duygusal ve zihinsel özellikler açısından düzenli bir biçimde değişmesi ve istenilen görevleri yapabilecek bir duruma gelmesidir. Değişikliklerin niceliği yanında, niteliğini de içermektedir. Gelişmede bazı temel kurallar gözlenir. Bunlar aşağıda sıralanmıştır (Aral ve arkadaşları, 2001).
1. Gelişim hem kalıtımdan, hem de çevreden etkilenir
2. Gelişimde bireysel farklılıklar vardır.
3. Gelişim düzenli bir sıra izler.
• Gelişim baştan ayağa doğrudur.
• Gelişim bedenin iç kısımlarından dışa doğrudur.
• Gelişim genelden özele doğrudur.
4. Yaşamın değişik dönemlerinde farklı türden gelişmeler önem kazanır.
5. Gelişimin hızı her yaşta aynı değildir.
6. Gelişimin hızlı olduğu dönemlerde çevrenin etkisi fazla, yavaş olduğu dönemlerde azdır.
7. Gelişim fiziksel, zihinsel, duygusal, sosyal yönleriyle bir bütündür.

GELİŞİMİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER
Çocukluk döneminde yavaşlayan bedensel büyüme ve gelişme ergenlik döneminde yeniden hızlanarak, bu dönemin sonunda yetişkinlikteki yapısına ulaşır.
Gelişimi doğuştan getirilen özelliklerin mi, yoksa çevre şartlarının mı etkilediği konusunda çeşitli düşünceler vardır. Her bir araştırmacı gelişim olayının farklı yönlerine ağırlık vererek kendilerine özgü bir kuramsal yaklaşım geliştirirler.
İnsan gelişimini etkileyen faktörler iki grupta incelenebilir.
1. Biyolojik Faktörler: Tek bir hücreyle yaşamaya başlayan insan, bu hücrenin içindeki genlerde kodlanmış bilgilerin yönergesiyle belirli aşamalarda değişik gelişim basamaklarına ulaşır (Aral ve arkadaşları, 2001). İnsan organizması yaklaşık 50.000 gen taşır ve bu genler çocuğun büyümesini etkiler. Çocukların boyları ile anne babalarının boyları arasında uyumluluk vardır. İki yaşındaki bir çocuğun doğumdaki boyu ile yetişkinlikteki boyu arasında ilişki yüksek değildir ( Kulaksızoğlu, 2001, s:38). Genetik bilimi, insanın fiziksel bazı özellikleri ile cinsiyeti dışında kalan zihinsel, duygusal ve bazı toplumsal özelliklerinin ve hastalıklarının kalıtsal olduğunu ileri sürer (Aral ve arkadaşları, 2001). Çocuklukta büyüme ve gelişmeyi esas olarak iki hormon etkilemektedir. Bunlar troid hormonu ve ön hipofizin büyüme hormonudur. Troid hormonu gelişme ve olgunlaşmayı, hipofiz hormonu ise boy büyümesini etkiler. Ergenlik döneminde salgılanan androjen ve östrojen hormonları da büyümeyi etkilemektedir (Kulaksızoğlu, 2001).2. Çevresel Faktörler: İnsan döllenmeden başlayarak ölüme kadar bir çevre içinde yaşar. Doğum öncesi dönemde anne rahmi fetüsün dış çevresi iken, doğumdan sonra yaşadığı toplumda bulunan tüm canlı ve cansız varlıklar dış çevreyi oluşturur. Bireyin yaşadığı yer, ,ilişkide bulunduğu her varlık, okuduğu kitap, izlediği film, beslenme şekli, ısı, ışık gibi ihtiyaçları onun fiziksel ve sosyal çevresini oluşturur (Aral ve arkadaşları, 2001). Yaşanılan coğrafi çevre ve iklim ortamı ile beden yapısı arasında ilişki bulunmaktadır. Yaşanılan yörenin deniz seviyesinde olması ile yüksek bir platoda olması, oradaki insanları farklı hava basınçları ve iklim şartları ile karşı kaşıya bırakır. Yüksek platolarda ve dağlık bölgelerdeki insanlar, bölgelerindeki hava basıncına uygun bir beden yapısı geliştirirler. Bu insanların akciğerlerinin azalan hava basıncında daha fazla oksijen absorbe etmesi için göğüs kafesleri daha geniş olur. Bu nedenle yüksek yörelerdeki insanlar orta boylu, geniş omuzlu, yöre koşullarına uyum sağlayabilecek beden yapısındadır (Kulaksızoğlu, 2001). Yaşlı ailelerden bir ya da birkaçının aile içinde olması, ailenin geçim koşulları, anne-baba tutumları, anne babanın çalışması ve eğitim durumu, kardeş sayısı, aile içi iletişim, okul ve arkadaş çevresi gelişimi etkileyen çevresel faktörlerdendir (Aral ve arkadaşları, 2001).
Aral, N., Baran, G., Bulut, Ş. Ve Çimen, S. (2001): Çocuk Gelişimi I, Ya-Pa Yayınları, İstanbul.
Kulaksızoğlu, A. (2001): Ergenlik Psikolojisi, Remzi Kitapevi, 4. Baskı, İstanbul.

Comments are closed.